Taşınmaz Mal İhlali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Taşınmaz Mal İhlali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Taşınmaz Mal İhlali




3194 sayılı yasaya istinaden, taşınmaz malların imar planı sınırı içerisinde çocuk bahçesi ve yeşil alanların kalmasından dolayı birçok hak sahibi mağdur duruma düştü. Bu mağduriyetin giderilmesi için hak sahipleri tarafından gerekli idarelere dava açıldı. Bu davanın sürecini değerlendiren gayrimenkul Hukukçusu Av. Emre Alcan önemli açıklamalarda bulundu.

Taşınmaz malının sınırı içerisinde yeşil alan, sağlık alanı, park alanı ve okul gibi mekânlar bulunan hak sahipleri, taşınmaz mallarından yeterli düzeyde faydalanamayacaklarını ve usulsüzlük yapılarak haklarının ihlal edildiğini belirterek kamulaştırmasız el atma davası açtı. Bu davanın sonucu olarak, hak sahipleri taşınmaz malın bedel tazminini talep etmekte. Fakat adli yargı tarafından bu davanın idari yargıya sevk edilmesi her iki tarafı da epey yıpratacağa benziyor. Ayrıca bu sürecin yargıya da minimum düzeyde zarar vereceği ve senelerdir mülk hakları elinden alınan binlerce mağdurun çok daha uzun süre bekleyeceği ön görülüyor.

Emre Alcan yaptığı açıklamalara şu şekilde devam etti; ‘ Bu sürecin 3194 sayılı yasaya bağlı bir işlem yada eylem olmadığı oldukça açık ve nettir.Herhangi bir idari işlem yapılması yada yargının bu işe el atmasını gerektiren hiçbir durum söz konusu değildir. Ayrıca belediyelerin elinde bulundurduğu tesis etme hakkı da sadece 5 yıl süreyle geçerliliğini korumaktadır.Bu süreyi aştıkları takdirde zaman aşımı durumuna uğrayacaklardır. Bu şekilde gerçekleşen durumlarda haksız yere fiil ve işgal söz konusudur ve gerekli idarelerce idari soruşturma hakkı mümkündür. Ayrıca Uyuşmazlık mahkemesi tarafından verilen bu kararın yıllardır haklarını alamayan arsa sahibi binlerce mağdurun yargı sürecini uzatacak ve yeni açılacak olan hukuki el atma davaları açısından bir süre için engel oluşturabilecek.’ diyerek sözlerini sonlandıran Emre Alcan bu sürecin yanlış işlediğini net bir şekilde ortaya koydu. Mülk sahiplerinin haklarını alacağı, uzman kişiler tarafından açık bir şekilde ön görülüyor fakat adli mahkemelerin verdiği bu karar sonrasında sürecin uzayabileceği ve bu süreçte hak sahiplerinin mağduriyetinin arkasında durarak haklarını tümüyle savunması gerektiğinin altını çiziyorlar.